KÜLTÜR KOLEJİ FEN LİSESİ TÜRKİYE FİNALLERİNDE


51. TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri İstanbul Avrupa Bölge Finalinde Kimya Dalında birinci oldunuz. Nasıl bir duygu?

Hande Akarlar:

Kültür Kolejinin TÜBİTAK projelerindeki gelenekselleşen başarılarına bu yıl da bir yenisini daha eklemenin haklı mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Geleceğin bilimde ve teknolojide önemli isimler olacağına inandığımız öğrencilerimizin bu yoldaki ilk adımlarında onlarla birlikte olmak, yanlarında yol gösterici olmak büyük bir onur.


Sevgili Kaan, bize yaptığınız projenizden bahseder misiniz?

Kaan Güreler:

Piyasada bulunan petrol ürünü, toksik madde içeren doğada uzun sürede çözünen ambalajların yerine anti-bakteriyel tamamen yenilebilir ve yeni nesil bir ambalaj üretmeyi amaçladık. Ambalajımızda jelatin, kitosan, kurkumin, zeytin yaprağı ekstraktı kullanarak biyo-bozunur yenilebilir ve antibakteriyel bir ambalaj ürettik. Kitosan, toksik olmayan, biyolojik olarak absorplanabilir, biyouyumlu ve biyobozunur özelliklere sahip doğal polimerlerdendir ayrıca geniş çapta mikoorganizmalara karşı antimikrobiyal etki gösterir. Ki bu özelliği kitosanı bileşen olarak seçmemizin temelini oluşturuyor. Kitosan biyo-polimer olan kitinden elde edilir ve büyük ölçüde anti-mikrobiyel özellik içerir. Kurkumin ise zerdeçal familyasına ait bir bileşiktir, tedavi edici özelliği vardır. Çeşitli biyolojik aktiviteleri nedeniyle tüm dünyadaki araştırmalarda önemli bir ilgi çekmiştir. Yaptığımız literatür araştırmalarında da günümüzde de oldukça çok kullanıldığını

fark ettik. Biz de yapılan tüm çalışmalara bir yenilik katmak ve kurkuminin anti bakteriyel özelliğini artırmak amacıyla, ülkemiz için de büyük öneme sahip zeytin yaprağı ekstraktını ekledik. Zeytin yaprağı ekstraktı, tedavi edici özellikleri sayesinde doğal bir sağlık kaynağıdır. Tedavi edici özelliklerinden bazıları; gastroprotektif (sindirim sistemini korur), nöroprotektif (merkezi sinir sistemini korur), antimikrobiyal (mikroorganizmaların çoğalmasını engeller), antikanser (kanser riskini azaltır), antienflamatuar (iltihaplanma riskini azaltır), antinosiseptif (ağrı uyarıcılarını azaltır), antioksidan (oksidasyon veya hücre hasarını önler) olarak literatürde çokça çalışmada kullanılmıştır.


Sevgili Eren, bize proje hazırlama aşamasının ne gibi süreçlerden geçtiğini anlatır mısın?

Öncelikle biz geçen senenin nisan ayında böyle bir projeyi yapmayı hedeflemiştik. Yapmayı hedeflediğimiz projemizi okulumuzdaki kimya öğretmenlerinden oluşan jüriye sunduk ve beğenildik. Sonrasında ise danışman öğretmenimiz ile birlikte bir zaman ve deney planlaması yaptık. Projemizin deney aşamasını İstanbul Kültür Üniversitesi Kimya laboratuvarı’nda ve okulumuzun kimya laboratuvarında sürdürürken bir yandan da raporumuzu yazmaya başladık. Elde ettiğimiz ürünlerin karakter analizleri ve sonuç değerlendirmelerini yorumlayıp raporumuza ekledikten sonra, bu sene ocak ayında TÜBİTAK’ın internet sitesine başvurduk.


Peki Kaan, TÜBİTAK Bölge Finallerine davet kazandığınızda ne gibi hazırlıklar yaptınız? Ve proje tanıtım günleriniz nasıl geçti?

Kaan Güreler:

TÜBİTAK’tan davet alana kadar oldukça heyecanlı günler geçirdik. Davet edildikten sonra ise günlerimiz oldukça yoğun çalışmalarla geçti. Standımız için posterler ve el broşürleri hazırladık. Eren arkadaşımla standa gelen ziyaretçilere ve jüri üyelerine projemizi anlatmak için defalarca danışman öğretmenimizle provalar yaptık. Proje tanıtımları İTÜ Ayazağa Yerleşkesinde oldu. Bizim için oldukça güzel tecrübelerle geçti. Çevre ilçe ve illerden gelen pek çok okul ve projeler vardı. Her kategoriden dokuzar proje vardı. Genelde standımızda projemizi ziyaretçilere anlatarak geçirsek de arada boş olduğumuzda farklı projeleri dinleme ve yeni insanlarla tanışma şansımız oldu.


Ödül kazandığınızda neler hissettiniz?

Eren Uzunöz:

Öncelikle bizim olduğumuza inanamadım, ekrana bakıp fotoğraflarımızı görünce anladım. Sevinçten çığlıklar attık.


Kaan Güreler:

Aynı şekilde ben de inanamadım. Herkesin bize bakıp alkışladığını görünce kazandığımızı anladım. Hande Öğretmen, Eren ve ben birbirimize bakıp ayakta sevinçten çığlık attığımızı hatırlıyorum.


Peki bundan sonraki süreçte neler olacak?

Hande Akarlar:

Asıl bizim için önemli süreç şu andan itibaren başlıyor. Birlikte düşünüp, tasarladığımız deneyi oluşturup ürün elde edip, testlerle ispatladığımız başarılı bir ambalajımız var. Şimdi ise bu ürettiğimiz ambalajı daha da geliştirmek için üzerinde çalışmaya başladık. TÜBİTAK İstanbul Avrupa bölgesi gibi toplam 12 bölgeden birinciler seçti. Türkiye’nin dört bir yanından gelecek kimya projeleri ile birlikte olacağız. Umut ediyorum ki ilerisi için de güzel sonuçlar olur.


Ürettiğiniz ambalajlar sizce gıda endüstrisinde ne gibi farklar yaratır?

Eren Uzunöz:

Bence bizim yaptığımız yeni nesil yenilebilir gıda ambalajı gıda endüstrisinde büyük bir fark açacak. Çünkü yaptığımız film aynı zamanda gıdanın raf ömrünü de uzatıyor. Ve yerini alacağı pek çok petrol ürünü, plastik gıda ambalajının içerdiği toksik etkileri olmadığı gibi kişi sağlık durumunu destekleyen içeriklere sahip.


Kaan Güreler:

Eren’in de dediği gibi filmimiz aynı zamanda yenilebilir olup yediğimiz zaman vücudumuzda sinir ve sindirim sistemine faydalı içeriklere de sahip. Kullandığımız malzemelerin hemen hepsi doğada olan ve dolayısıyla doğada kolaylıkla bozulabilen, maliyeti de düşük. İlerleyen süreçlerde gıda endüstrisinde kullanılan pek çok sağlıksız filmlerin yerini bizim yaptığımız gibi doğal filmlerin alacağını öngörebiliyorum.

Genel Yayın Yönetmeni
Biriz KUTOĞLU
13.SAYI
12.jpg
12.SAYI
11.jpg
11.SAYI
10.jpg
10.SAYI
9.jpg
9.SAYI
08.jpg
8.SAYI
kapak07.jpg
7.SAYI
kapak06.jpg
6.SAYI
kapak05.jpg
5.SAYI
kapak04.jpg
4.SAYI
kapak03.jpg
3.SAYI
kapak02.jpg
2.SAYI
01kapak.jpg
1.SAYI
İnovasyon Kültürü Takip Et!
  • Facebook Basic Black
  • Twitter Basic Black
  • Black Instagram Icon

© 2017 İnovasyon Kültürü

  • Facebook Social Icon
  • Twitter Social Icon
  • YouTube Social  Icon
  • Instagram Social Icon