GİZEMLİ VİRÜS CORONA’YI NE KADAR TANIYORUZ ?


Virüs nedir? Virüslerin tarihçesini biliyor muyuz? Virüsler çok küçüktür, bir toplu iğnenin başına milyonlarcası sığabilir ve hücre değildir. O zaman virüs nedir? Virüs, protein kılıf ve genetik maddeden oluşur.

Ancak canlı bir hücre içinde çoğalabilir, tek başına hiçbir canlılık özelliği göstermez.


Aslında virüsler hastalık yapıcı partiküllerdir.





Latincede zehir anlamına gelir.


■ Mikroskopik taneciklerdir.

■ Çoğalmak için bir konak hücreye ihtiyaçları vardır.

■ Antibiyotikler virüslere etki etmezler.

■ En iyi tedavi bağışıklığı yükseltmek için aşı olmaktır.


Virüsler, mikrobiyologlar tarafından 1883’te bir bitkisel hastalık olan tütün mozaik hastalığının etkeni araştırılırken Adolf Mayer tarafından keşfedilmiştir. 20. yüzyılın başlarında, İngiliz Bakteriyolog Frederick Twort, şimdilerde bakteriyofaj

(ya da sadece faj) denilen ve bakterileri enfekte eden virüs gruplarını keşfetti. Virüslerin ilk görüntüleri, Alman Mühendisler Ernst Ruska ve Max Knoll tarafından 1931'de elektron mikroskobunun icadı üzerine elde edildi. 20. yüzyılın ikinci yarsında virüs keşfi altın çağını yaşadı ve bu yıllarda 2000'den fazla hayvan, bitki ve bakteri virüsu türü keşfedildi.


Virüslerin neden olduğu yaygın insan hastalıklarının örnekleri arasında, soğuk algınlığı, grip, suçiçeği ve uçuk yaraları gibi hastalıkların yanı sıra ebola virüs hastalığı, AIDS, tavuk vebası (kuş gribi) ve SARS gibi pek çok ciddi hastalıklar da

bulunmaktadır.


Virüsler, virüsün türüne göre değişebilen farklı mekanizmalar ile hastalığa neden olur. Hücresel düzeyde etkileri ise hücreler parçalanarak ölebilir. Çok hücreli organizmalarda, yeterli sayıda hücre ölürse, etkiler bütün organizmaya yayılmaya başlar. Bazı virüsler organizmada nispeten zararsız gibi bulunmalarına rağmen hastalık yaparak sağlığın ve iç dengenin bozulmasına neden olabilir. Bazı virüsler hayat boyu kronik enfeksiyonlara neden olur, bu virüsler konağın savunma mekanizmalarına rağmen vücutta çoğalmaya devam eder. (Buna en iyi örnek hepatit B ve hepatit C

virüsleridir. Kronik olarak hasta insanlar taşıyıcı olarak adlandırılır.)


Peki aylardır dünya gündemini yakından ilgilendiren bu virüs nasıl ortaya çıktı?

CORONA(COVID-19) ilk olarak Aralık 2019’da Çin’de Vuhan kentinde ortaya çıktı. Önce “Gizemli Virüs “ olarak isimlendirilen bu virüsün güncel adı COVİD-19’dur. Yeni tip Coronavirüs’ün ortaya çıktığı ülkenin Çin olması bu ülkede yaşayan insanların beslenme alışkanlıkları doğrultusunda yarasa veya pangolinden bulaşmış olabileceği düşüncesini güçlendirmiştir.


O zaman bu virüsü biraz tanıyalım:

YENİ CORONAVİRÜS NEDİR?

Yeni Coronavirüs, solunum yolu enfeksiyonu yapan bir virüstür. Taç şeklinde bir virüs olduğu için bu ismi alır. (Taç=Corona) Daha önce de Sars ve Mers gibi hastalık yapan türleri de salgınlara neden olmuştur. Bu virüsün bu kadar endişe yaratmasının nedeni yeni bir virüs olmasıdır.


CORONAVİRÜS NASIL BULAŞIR?


Bu virüsün, şu ana kadar yapılan bilimsel çalışma ve testler sonucunda insandan insana damlacık enfeksiyonu ile bulaştığı kanıtlanmıştır. Hasta kişilerin öksürme veya hapşırma yoluyla ortaya saçtığı damlacıkların ağız, burun veya göze temasıyla ve damlacıkların bulaştığı yüzeyler dokunduktan sonra ellerin ağız, burun veya göze götürülmesiyle bulaşmaktadır.


Hastalığın bu şekilde insandan insana bulaşması için 1 metreden daha yakın bir temasın gerçekleşmesi gerekir.


YENİ CORONA (COVID-19) BELİRTİLERİ NELERDİR?

En bilinen belirtileri ateş, kuru öksürük, nefes darlığı, burun akıntısı ve boğaz ağrısı olarak tanımlanmıştır. Şiddetli seyreden vakalarda böbrek yetmezliği, ağır solunum yetmezliği, zatürre ve organ yetmezlikleri gibi çok ciddi sonuçlar oluşturabilir. Risk faktörü yüksek olan kişiler, 60 yaş üstü kronik hastalığı olan (akciğer hastalıkları, şeker hastalığı…) ve

bağışıklık sistemi sıkıntısı olan kişilerdir.


YENİ CORONA (COVID-19) KULUÇKA SÜRESİ NEDİR?

Kuluçka süresi virüsün vücuda girmesiyle hastalık belirtilerinin ortaya çıkması arasındaki süredir. Yeni corona virüsün kuluçka süresi 4 ile 14 gün arasındadır.


CORONAVİRÜSTEN NASIL KORUNABİLİRİZ?

Tüm dünyanın mücadele verdiği Covid-19 salgınından korunmada en etkili tedaviler aşı-ilaç ve de virüs bulaşan kişiler ile temasta bulunmamaktadır. O zaman, özellikle Covid-19 virüsten korunmada en etkili yöntem olarak bilinen aşı kavramını tanımlayalım:


Aşı nedir?


İnsan ve hayvanlarda hastalık yapma yeteneğinde olan virüs, bakteri vb. mikropların hastalık yapma karakterlerinden arındırılarak ya da bazı mikropların salgıladığı zehirlerin (toksinler) etkilerinin ortadan kaldırılarak, geliştirilen biyolojik maddelere aşı denir.


Aşılar nasıl etki eder?


Aşılar, belirli bir hastalığa yakalanmadan önce kişilere ulaşıp onların bağışıklanmalarını sağlamak amacıyla uygulanır. Vücutta savunma mekanizmasını uyararak, hastalık etkenini tanıyan ve bu etkenle karşılaşıldığında onu yakalayıp yok eden koruyucu maddelerin (antikorlar) oluşmasını sağlarlar. Aşılanan kişi aşılandığı hastalıklara karşı bağışıklık yani

direnç geliştirir ve oluşan direnç genellikle ömür boyu vücutta kalır ve hastalık etkeni ile karşılaşınca da onu etkisiz kılmak için savaşır.


Hastalıkların tedavisinde aşılar neden önemlidir?

Sadece kendi sağlımızı değil, çevremizdeki insanları da enfeksiyonlardan korumaya yardımcı olmak için yıllardır aşılar kullanılır. Aşı olan insanların sayısı arttıkça hastalıkların bulaşması zorlaşır. Aşıların geliştirilmesi ile de salgın hastalıkların yayılması engellenebilir hatta durdurulabilmektedir. Aşılar yaklaşık 200 yıldır hayatımızda olup bilinen ilk aşı suçiçeği hastalığına karşı geliştirilmiştir. İlk aşının üretiminden günümüze dek aşı üretim yöntemlerinde çok sayıda gelişme yaşanmıştır.


Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından önerilen ve kullanılan aşılar, aşıyla önlenebilen hastalıkların, bu hastalıkların sebep olduğu ölümlerin önüne geçilmesi ve salgın hastalıkların yayılmasının engellenmesi açısından çok önemlidir.

O halde son günlerde hepimizi çok yakından ilgilendiren ve hep birlikte mücadele ettiğimiz Corona olarak da tanımlanan; Covid-19 virüse karşı geliştirilen aşı çalışmaları ne düzeydedir ? Halen, dünyanın birçok farklı noktasında Covid-19 virüsü için aşı çalışmaları hızla devam etmekte ve ülkeler bu aşıyı bulmak için büyük çabalar sarf etmekteler.

Ülkemizde de, birçok bilim insanı bu konuya yoğunlaşmış olarak ve ekipleri ile birlikte Covid-19 virüsüne etkili olacak aşı üzerinde çalışmalarını sürdürmekteler. Virüste çok çok büyük mutasyon beklemeyen bilim insanları aşı konusunda oldukça umutlular.


Şu anda Covid-19 virüsünün açıklanan genetik dizilerini kullanarak aşı geliştirme çabaları büyük bir hız kazanmış durumdadır. Covid-19 virüsü nün tedavisinde sadece aşı çalışmaları değil, aynı zamanda tüm dünya ülkelerinin gelişmiş laboratuvarlarında ilaç denemeleri de hızla devam etmektedir.


Corona virüsten korunmada en az aşı ve ilaçlar kadar önemli hatta daha da etkili yöntem de hasta kişiler ile yakın temasta bulunmamak ve hijyene özellikle de el temizliğine dikkat etmektir.


ELLERİNİZİ SIK SIK YIKAYIN!

*Öksürük ve hapşırık sonrası yemek yemeden önce


Sosyal izolasyon nedir? Neden olmalıdır?


Son aylarda gerek medyada gerekse çevremizde sıkça duyduğumuz Sosyal izolasyon, havadan bulaşan hastalıkların yayılmasının önüne geçmek için kişinin kendini toplumdan kısmi veya tamamen uzaklaştırmasıdır. Sosyal izolasyon, hepimizin son günlerde yaşadığı gibi pek çok farklı alanın (okul, festival, toplu taşıma araçları, bankalar, AVM ve marketler gibi) kapanışları gibi uygulamalar ile gerçekleştirilir. Kendini izole etmesi istenen kişi ya da kişilerin başta gıda olmak üzere diğer ihtiyaçları için alışverişe çıkmayarak mümkünse evden dışarı çıkmaması ile sağlanabilir.


Zorunlu çıkılması gereken durumlarda da gerekli tedbirleri alarak örneğin doğru maske kullanımı ve 6 adım (1,5-2 metre) olarak tanımlanan sosyal mesafeyi korumaya dikkat ederek gerçekleştirilmelidir. Ev dışında her türlü sosyal teması minimuma indirmeye özen göstermeleri gerekmektedir.


Evde kalmak neden önemlidir?

Covid-19, virüs taşıyan bireylerin öksürmeleri aksırmaları ile ortama saçılan damlacıkların solunması ya da teması ile bulaştığı için “Evde Kalmak” hayati öneme sahiptir. Hastaların solunum parçacıkları ile kirlenmiş yüzeylere dokunulduktan sonra ellerin yıkanmadan yüz, göz, burun veya ağıza götürülmesi ile de virüs alınabildiği için sosyal izalosyon kapsamında evde kalmak hastalığı kontrol altına almanın en etkili yoludur. Bu konuda tüm dünya da ülkeler kendi içlerinde gerekli üst düzey önlemleri alarak gerekli yaptırımları gerçekleştirmekteler.


Bilgilendirme, afiş, poster ya da bilimsel makaleler yayınlayarak sosyal medya aracılığı ile duyurarak halkı bilinçlendirmekteler. Hatta bu konuda çok sayıda sloganda oluşturulmuştur.


“EV DE KAL” “EVDE HAYAT VAR” “ HAYAT EVE SIĞAR”


Sosyal izolasyon gereği okullar tatil edildi. Temas yolu ile hızla bulaşan Covid-19 virüsünün yayılmasının önüne geçmek için ülkemizde de sosyal izolasyon kapsamında önlem alınarak okullarımız 13 Mart 2020 tarihinde tatil edildi. Ancak bu durum eğitim ve öğretimimizi engellemeyerek uzaktan online eğitimlerle devam etmemize fırsatlar yarattı.

Hatta okullar açıkken gerçekleştirdiğimiz birçok etkinlik ve seminerler online olarak da gerçekleştirilebilmektedir.


Covid-19 virüs salgının olduğu bu dönem de neden pek çok sektör evden çalışma ya da part time düzene geçti?

Çağımızda dijital dönüşümümüzdevam etmekte ve dijital ekosistemler oluşturulmaktadır. Dijital ekosistemler çokgenel anlamı ile birbirleri ile kesintisiz, bağlantılı etkileşimde bulunan insanlar,cihazlar, veri, süreçler, firmalar, fikirler ve

teknolojilerden oluşuyor. Dijital ekosistemler, inovasyon için de zengin ortam sağlıyor. Bu çerçeveden bakıldığında; COVID-19 salgınına karşı, önlem olarak home office çalışma dönemine geçildi. Evden verimli çalışmak ülkelerin geleceği ve ekonomi için büyük önem arz ediyor. Günümüz teknolojisi sayesinde dizüstü bilgisayarlar, tabletler, akıllı telefonlar, online plannerlar ve sosyal platformlar sayesinde evden rahatlıkla çalışılabilmektedir.


TÜM DÜNYA GÜNDEMİNİN EN ÖNEMLİ KONUSU OLAN BU HASTALIK İLE İLGİLİ SOSYAL MEDYADA SIKÇA KARŞILAŞILAN SORULAR VE CEVAPLAR

KuIlandıktan sonra *Eve girdiğinizde *H • Tanısı Nasıl Konulur?


Yeni Coronavirüs’ü tespit edebilmek için gerekli olan moleküler testler ülkemizde mevcuttur. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü laboratuvarlarında çalışılmaktadır.


• Önlemek Veya Tedavi Etmek İçin Bir İlaç Var Mıdır?

Halen hastalığa özel bilinen bir tedavi yoktur. Hastanın genel durumuna göre gerekli destekleyici tedaviler özel ve devlet hastanelerinde uygulanmaktadır.

• Antibiyotiklerle Tedavi Edilebilir Mi?

Antibiyotikler virüslerin neden olduğu enfeksiyonları önlemek veya tedavi etmek amacıyla kullanılmaz.

• Aşısı Var Mıdır?

Yeni Coronavirüs için geliştirilmiş bir aşı henüz bulunmamaktadır. Fakat aşı geliştirme çalışmaları ve tedaviye yönelik çalışmalar devam etmektedir. Çok yakın zamanda aşı geliştirme çalışmalarının tamamlanacağı düşünülmektedir.

• Evde Bakılan Hayvanlar Yeni Coronavirüs Bulaştırabilir Mi?

Evde bakılan kedi/köpek gibi evcil hayvanların Yeni Coronavirüs ile enfekte olması beklenmemektedir. Evcil hayvanlarla temas sonrası her zaman eller su ve sabunla yıkanmalıdır. Böylece hayvanlardan bulaşabilecek hastalıklara karşı korunma sağlayacaktır.

• Burnu Tuzlu Su İle Yıkamak Yeni Coronavirüs Enfeksiyonunu Önlemeye Yardımcı Olur Mu?

Bu konuda bilim insanlarının farklı görüşleri olması ile birlikte, burnu tuzlu su ile yıkamanın insanları yeni Coronavirüs enfeksiyonunakarşı koruduğuna dair bir kesin kanıt yoktur.

• Yurt Dışı Seyahatinden Gelenler Ne Yapmalı?

Yurt dışından gelen yolcular 14 gün içinde sağlık durumlarında bir değişiklik olması, yüksek ateş görülmesi, öksürük ve solunum sıkıntısı gelişmesi halinde bir sağlık kurumunu telofon ile ilgilendirmelidirler. Yine bu tür kişilerin hiçbir yakınmaları olmasa bile 14 gün süre ile dış ortam koşullarına çıkacak olduklarında maske takmalarının öneminin vurgulanması hastalığın görülmemesi ya da yaygınlaşmaması açısından önemlidir. Onlarla temastan sonra, en az 20


Sonuç olarak;

Temizlik, kişisel ve sosyal sağlığın dayandığı bir temel olmanın yanında, toplum içinde yaşamanın vazgeçilmez bir parçasıdır. Günümüzde insanların uygarlık düzeyini gösteren ana ölçü temizliktir. Sadece beden ve besin temizliği değil, kullanılan her şeyi ve her ortamı temiz tutmak da temiz olmanın gereğidir. Sağlıklı bir yaşam için her zaman sağlıklı ve güvenilir su temini hiçbir zaman ihmal edilmemelidir. İşyerlerinde klimaların, su sebillerinin düzenli bakımları önemlidir. Havluları sık sık yıkamak, Düzenli olarak kullanılan alanları dezenfekte etmek, Vahşi veya çiftlik hayvanlarıyla temastan kaçınmak, Vücudunuzu susuz bırakmamak önlemler arasında sayılabilir.


Sağlıklı bir yaşam tarzı oluşturmak için Covid-19 salgının tüm dünyayı sardığı bugünlerde;

Bağışıklık sistemimizi güçlü tutarak,

Kişisel temizlik ve hijyene dikkat ederek,

Ve en önemlisi de uzmanların önerilerini dikkate alarak,

Sosyal izolasyonu önemseyerek,

Ve de evde kalarak bilinçli davranmaya devam etmeliyiz.

Genel Yayın Yönetmeni
Biriz KUTOĞLU
13.SAYI
12.jpg
12.SAYI
11.jpg
11.SAYI
10.jpg
10.SAYI
9.jpg
9.SAYI
08.jpg
8.SAYI
kapak07.jpg
7.SAYI
kapak06.jpg
6.SAYI
kapak05.jpg
5.SAYI
kapak04.jpg
4.SAYI
kapak03.jpg
3.SAYI
kapak02.jpg
2.SAYI
01kapak.jpg
1.SAYI
İnovasyon Kültürü Takip Et!
  • Facebook Basic Black
  • Twitter Basic Black
  • Black Instagram Icon

© 2017 İnovasyon Kültürü

  • Facebook Social Icon
  • Twitter Social Icon
  • YouTube Social  Icon
  • Instagram Social Icon